Trigeminal Otonomik Sefalgiler

Tedavilerimiz

Trigeminal Otonomik Sefalgiler Nedir?

Trigeminal otonomik sefalgiler (TOS), şiddetli baş ağrıları ve otonomik semptomlarla karakterize bir grup baş ağrısı bozukluğudur. Bu ağrılar genellikle çok sık gözükmezler ve bu grupta yer alan baş ağrılarının ortak özellikleri vardır:

  • Başın yarısının ağrıması
  • Ağrının olduğu tarafta göz yaşarması ve kızarıklığı, burun tıkanıklığı ve akıntısı, terleme, göz kapağı düşmesi gibi otonomik belirtilerin eşlik etmesi

Bu baş ağrılarını ağrı süreleri ve karakteri ise birbirinden ayırır.

  • Küme baş ağrısı: En sık gözüken tipidir ve internet sitemizde ağrılı hastalıklar bölümünde bir başlık altında detaylı anlatılmıştır.
  • Paroksismal hemikraniya: Şiddetli, kısa süreli (2-30 dakika) tek taraflı baş ağrıları. Gün boyunca birden fazla atak olabilir. Göz yaşarması, burun tıkanıklığı ve yüz terlemesi gibi otonomik semptomlar eşlik eder.
  • Hemikrania continua: Sürekli, hep devam eden tek taraflı baş ağrısı. Ağrının şiddeti zaman zaman artar ve otonomik semptomlar (göz yaşarması, burun tıkanıklığı) eşlik edebilir.
  • SUNA (kısa süreli tek taraflı nevraljiform baş ağrısı otonomi belirtilerle birlikte): Tek taraflı, kısa süreli (genellikle 1-10 dakika) şiddetli baş ağrıları. Göz yaşarması, burun tıkanıklığı veya burun akıntısı gibi otonomik semptomlar eşlik edebilir. Konjunktival enjeksiyon (gözde kızarma) ve göz yaşarması zorunlu değildir.
  • SUNCT (kısa süreli tek taraflı nevraljiform baş ağrısı göz yaşarması ve kızarıklığı ile birlikte): Tek taraflı, kısa süreli (genellikle 5-240 saniye) çok şiddetli baş ağrıları. Gözde kızarma (konjunktival enjeksiyon) ve göz yaşarması gibi belirgin otonomik semptomlar. Ataklar genellikle gün içinde birden fazla kez tekrar edebilir ve bazı hastalarda yüz, burun veya kulakta his kaybı da görülebilir.
  • Küme baş ağrısı: Ağrılı hastalıklar bölümünde bir başlık altında detaylı anlatılmıştır.
  • Paroksismal hemikraniya tedavisi: İndometasin, paroksismal hemikraniyada oldukça etkili bir tedavi seçeneğidir ve genellikle iyi yanıt verir. İndometasin ile ağrının geçmesi tanının netleşmesini de sağlar.
  • Hemikrania continua tedavisi: İndometasin, hemikrania continua için de oldukça etkilidir ve genellikle belirgin bir yanıt alınır. İndometasin ile ağrının geçmesi tanının netleşmesini de sağlar.
  • SUNA ve SUNCT erken dönem tedavisi:
    • Lidokain: İntravenöz lidokain, bazı hastalarda akut atakları hafifletmek için kullanılabilir.
    • Steroidler: Kısa süreli steroid kullanımı, bazı hastalarda akut semptomları hafifletebilir.
  • SUNA ve SUNCT koruyucu tedavisi:
    • Lamotrijin: SUNA ve SUNCT sendromlarının uzun dönem yönetiminde etkili olabilir.
    • Topiramat: Bu antiepileptik ilaç da koruyucu tedavi olarak kullanılabilir.
    • Gabapentin: Sinir ağrılarını azaltmak için kullanılabilir.
    • Karbamazepin: Trigeminal nevralji tedavisinde de kullanılan bu ilaç, SUNA ve SUNCT tedavisinde de etkili olabilir.
    • İndometasin: Bazı hastalarda ağrıyı hafifletebilir, ancak yanıt oranı diğer ilaçlara göre daha düşüktür.

Hastayı dinlemek ve muayene tanıda en önemli rolü oynar. Sabit tek taraflı baş ağrısı ve otonomik belirtilerin varlığı bu baş ağrısı tiplerinden yana şüphe uyandırır. İlk aşamada beyin ve beyin sapını incelemek üzere mutlaka MR görüntüleme yöntemleri yapılmalı ve altta yatan sebep varsa tespit edilmelidir.

Böyle bir tanı aldığınızda veya şikayetler oluştuğunda ağrı kontrolü için mutlaka bir algoloji uzmanına başvurmalısınız.

  • Oksipital sinir blokajı veya radyofrekansı
  • Sfenopalatin gangliyon blokajı veya radyofrekansı
  • Stellate gangliyon blokajı veya radyofrekansı
  • Supraorbital sinir blokajı
  • Gasser gangliyon radyofrekans ablasyon (termokoagülasyon)
  • Botox enjeksiyonu
  • Sfenopalatin gangliyon veya Gasser gangliyon stimülasyonu

Tedaviler başlığından bu işlemler hakkında detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz. Ağrının yerine ve etkilenen sinir dalına göre her hastaya özel tedavi planı oluşturulmalı ve bu yöntemler arasından gerekli olan seçilmelidir.

Hastalığın şiddeti ve hastanın durumu gibi birçok faktör tedavi başarısını etkiler. Fakat ilaç tedavilerine dirençli hastalarda algolojik işlemler dışında pek başka tedavi seçeneği olmadığından başarı oranından bağımsız olarak bu işlemlerin yapılmasını öneriyorum. Bu hastalıklar çok sık görülmediğinden, dolayısıyla büyük ölçekli bilimsel çalışmaların yapılmasının zorluğundan net bir başarı oranından bahsetmek ne yazık ki pek mümkün değil.

Bu hastalıklarda ağrıyı çözmemiz hastalığı iyileştirmemiz anlamına gelir zaten, çünkü ya kısa süreli şiddetli ağrılara veya uzun süreli bunaltıcı ağrılara sebep olurlar. Bu hastalıklar çok sık görülmediğinden, dolayısıyla büyük ölçekli bilimsel çalışmaların yapılmasının zorluğundan net bir iyileşme süresinden bahsetmek ne yazık ki çok zor fakat işlem sonrası hastalığın kendisinin remisyona girmesi ile birlikte aylar ve bazen yıllarca sürebilir.

Bu işlemler genelde aşamalı olarak en kolay ve en az yan etkiye sahip olandan başlayarak basamaklı olarak uygulanır. Fakat hastadan hastaya göre yaklaşımlar farklı olabilir. Çoğu durumda tek seans yeterli olurken karmaşık durumlarda daha ileri tedavileri tercih etmek durumunda kalabiliyoruz.

Bu işlemleri popüler yapan zaten yan etki olasılıklarının cerrahiyle kıyasla oldukça düşük olmasıdır, yani kar-zarar oranı yüksek tedavilerdir. Fakat çok nadir de olsa ciddi yan etkilere sebep olabilirler. Detaylı bilgi için tedaviler kısmındaki yazılarımı inceleyebilirsiniz. Unutmayalım, her işin doğru ve güvenli bir şekilde yapılması için en önemli kriter işi yapanın eğitimli ve tecrübeli olmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nde bir hekim, algoloji uzmanlık eğitiminden geçerek bu işlemler için gerekli eğitim ve tecrübe düzeyine ulaşabilmektedir.

Bu baş ağrılarının tedavisinde net kanıtlanmış bir cerrahi tedavi yöntemi yoktur.

Tedavilerimiz

Trigeminal Otonomik Sefalgiler Nedir?

Trigeminal otonomik sefalgiler (TOS), şiddetli baş ağrıları ve otonomik semptomlarla karakterize bir grup baş ağrısı bozukluğudur. Bu ağrılar genellikle çok sık gözükmezler ve bu grupta yer alan baş ağrılarının ortak özellikleri vardır:

  • Başın yarısının ağrıması
  • Ağrının olduğu tarafta göz yaşarması ve kızarıklığı, burun tıkanıklığı ve akıntısı, terleme, göz kapağı düşmesi gibi otonomik belirtilerin eşlik etmesi

Bu baş ağrılarını ağrı süreleri ve karakteri ise birbirinden ayırır.

  • Küme baş ağrısı: En sık gözüken tipidir ve internet sitemizde ağrılı hastalıklar bölümünde bir başlık altında detaylı anlatılmıştır.
  • Paroksismal hemikraniya: Şiddetli, kısa süreli (2-30 dakika) tek taraflı baş ağrıları. Gün boyunca birden fazla atak olabilir. Göz yaşarması, burun tıkanıklığı ve yüz terlemesi gibi otonomik semptomlar eşlik eder.
  • Hemikrania continua: Sürekli, hep devam eden tek taraflı baş ağrısı. Ağrının şiddeti zaman zaman artar ve otonomik semptomlar (göz yaşarması, burun tıkanıklığı) eşlik edebilir.
  • SUNA (kısa süreli tek taraflı nevraljiform baş ağrısı otonomi belirtilerle birlikte): Tek taraflı, kısa süreli (genellikle 1-10 dakika) şiddetli baş ağrıları. Göz yaşarması, burun tıkanıklığı veya burun akıntısı gibi otonomik semptomlar eşlik edebilir. Konjunktival enjeksiyon (gözde kızarma) ve göz yaşarması zorunlu değildir.
  • SUNCT (kısa süreli tek taraflı nevraljiform baş ağrısı göz yaşarması ve kızarıklığı ile birlikte): Tek taraflı, kısa süreli (genellikle 5-240 saniye) çok şiddetli baş ağrıları. Gözde kızarma (konjunktival enjeksiyon) ve göz yaşarması gibi belirgin otonomik semptomlar. Ataklar genellikle gün içinde birden fazla kez tekrar edebilir ve bazı hastalarda yüz, burun veya kulakta his kaybı da görülebilir.
  • Küme baş ağrısı: Ağrılı hastalıklar bölümünde bir başlık altında detaylı anlatılmıştır.
  • Paroksismal hemikraniya tedavisi: İndometasin, paroksismal hemikraniyada oldukça etkili bir tedavi seçeneğidir ve genellikle iyi yanıt verir. İndometasin ile ağrının geçmesi tanının netleşmesini de sağlar.
  • Hemikrania continua tedavisi: İndometasin, hemikrania continua için de oldukça etkilidir ve genellikle belirgin bir yanıt alınır. İndometasin ile ağrının geçmesi tanının netleşmesini de sağlar.
  • SUNA ve SUNCT erken dönem tedavisi:
    • Lidokain: İntravenöz lidokain, bazı hastalarda akut atakları hafifletmek için kullanılabilir.
    • Steroidler: Kısa süreli steroid kullanımı, bazı hastalarda akut semptomları hafifletebilir.
  • SUNA ve SUNCT koruyucu tedavisi:
    • Lamotrijin: SUNA ve SUNCT sendromlarının uzun dönem yönetiminde etkili olabilir.
    • Topiramat: Bu antiepileptik ilaç da koruyucu tedavi olarak kullanılabilir.
    • Gabapentin: Sinir ağrılarını azaltmak için kullanılabilir.
    • Karbamazepin: Trigeminal nevralji tedavisinde de kullanılan bu ilaç, SUNA ve SUNCT tedavisinde de etkili olabilir.
    • İndometasin: Bazı hastalarda ağrıyı hafifletebilir, ancak yanıt oranı diğer ilaçlara göre daha düşüktür.

Hastayı dinlemek ve muayene tanıda en önemli rolü oynar. Sabit tek taraflı baş ağrısı ve otonomik belirtilerin varlığı bu baş ağrısı tiplerinden yana şüphe uyandırır. İlk aşamada beyin ve beyin sapını incelemek üzere mutlaka MR görüntüleme yöntemleri yapılmalı ve altta yatan sebep varsa tespit edilmelidir.

Böyle bir tanı aldığınızda veya şikayetler oluştuğunda ağrı kontrolü için mutlaka bir algoloji uzmanına başvurmalısınız.

  • Oksipital sinir blokajı veya radyofrekansı
  • Sfenopalatin gangliyon blokajı veya radyofrekansı
  • Stellate gangliyon blokajı veya radyofrekansı
  • Supraorbital sinir blokajı
  • Gasser gangliyon radyofrekans ablasyon (termokoagülasyon)
  • Botox enjeksiyonu
  • Sfenopalatin gangliyon veya Gasser gangliyon stimülasyonu

Tedaviler başlığından bu işlemler hakkında detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz. Ağrının yerine ve etkilenen sinir dalına göre her hastaya özel tedavi planı oluşturulmalı ve bu yöntemler arasından gerekli olan seçilmelidir.

Hastalığın şiddeti ve hastanın durumu gibi birçok faktör tedavi başarısını etkiler. Fakat ilaç tedavilerine dirençli hastalarda algolojik işlemler dışında pek başka tedavi seçeneği olmadığından başarı oranından bağımsız olarak bu işlemlerin yapılmasını öneriyorum. Bu hastalıklar çok sık görülmediğinden, dolayısıyla büyük ölçekli bilimsel çalışmaların yapılmasının zorluğundan net bir başarı oranından bahsetmek ne yazık ki pek mümkün değil.

Bu hastalıklarda ağrıyı çözmemiz hastalığı iyileştirmemiz anlamına gelir zaten, çünkü ya kısa süreli şiddetli ağrılara veya uzun süreli bunaltıcı ağrılara sebep olurlar. Bu hastalıklar çok sık görülmediğinden, dolayısıyla büyük ölçekli bilimsel çalışmaların yapılmasının zorluğundan net bir iyileşme süresinden bahsetmek ne yazık ki çok zor fakat işlem sonrası hastalığın kendisinin remisyona girmesi ile birlikte aylar ve bazen yıllarca sürebilir.

Bu işlemler genelde aşamalı olarak en kolay ve en az yan etkiye sahip olandan başlayarak basamaklı olarak uygulanır. Fakat hastadan hastaya göre yaklaşımlar farklı olabilir. Çoğu durumda tek seans yeterli olurken karmaşık durumlarda daha ileri tedavileri tercih etmek durumunda kalabiliyoruz.

Bu işlemleri popüler yapan zaten yan etki olasılıklarının cerrahiyle kıyasla oldukça düşük olmasıdır, yani kar-zarar oranı yüksek tedavilerdir. Fakat çok nadir de olsa ciddi yan etkilere sebep olabilirler. Detaylı bilgi için tedaviler kısmındaki yazılarımı inceleyebilirsiniz. Unutmayalım, her işin doğru ve güvenli bir şekilde yapılması için en önemli kriter işi yapanın eğitimli ve tecrübeli olmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti’nde bir hekim, algoloji uzmanlık eğitiminden geçerek bu işlemler için gerekli eğitim ve tecrübe düzeyine ulaşabilmektedir.

Bu baş ağrılarının tedavisinde net kanıtlanmış bir cerrahi tedavi yöntemi yoktur.

1. Randevu Alın

Zakkum Algoloji'ye adım atmak için ilk yapmanız gereken şey randevu almak. Buraya tıklayarak kolayca randevu alabilirsiniz.

2. Muayene ve Tanı

Randevu gününüz geldiğinde, alanında uzman doktorlarımızla yapacağınız detaylı muayene ve gerekli tetkikler sonucunda, size özel bir tedavi planı oluşturulacaktır.

3. Başarılı Tedavi

Size özel hazırlanan tedavi planı doğrultusunda, modern teknoloji ve uzman hekimlerimizin deneyimiyle başarılı bir tedavi sürecine başlayacaksınız.