Bel Fıtığı Ağrısı

Ağrılı Hastalıklar

Bel Fıtığı Ağrısı Nedir?

3 aşağı 5 yukarı hemen hemen herkesin eşinin, dostunun veya akrabasının birinin bel fıtığı olduğunu biliyor, ve çoğumuz da bel fıtığının ne olduğunu biliyoruz. Ama yine de bilmeyenlere anlatayım; bel bölgesinde bulunan iki omurga arasında yastıkçık ve amortisör görevi yapan diskler var. Bunların hasar görmesi veya dış tabakasının yırtılması sonucu, diskin içinde yer alan jelatinimsi doku dışarı dökülür ve komşuluğundan geçen sinir köklerine baskı yaparak bel ve bacaklarda ağrı, uyuşma, güç kaybı veya elektriklenme gibi şikayetlere sebep olur.

On binlerce ve yüz binlerce yıl önce insanoğlunun avcı ve toplayıcı olduğu zamanlarda bu kadar bel fıtığı hastalığı var mıydı merak ediyorum! Çünkü bulursak yer, bulamazsak yemezdik. Yiyecek bulmak zorunda olduğumuz için devamlı hareket halindeydik. Yani kilomuz yoktu, kaslarımız güçlüydü, bir de beton yoktu, ağır inşaat işi, sanayi yoktu. Yüz binlerce yıl bu yönde evrimleşmiş ve tasarlanmış bir vücudu 100-200 yıl gibi kısa bir sürede tamamen alışkın olmadığı bir hayat biçimine mahkum ettik. Sürekli yiyoruz, sürekli oturuyoruz, ağır sanayi veya inşaat işlerinde ağır işler yapıyoruz ve üstüne üstlük çok uzun yaşıyoruz. Sizce bel fıtığı olmamız çok normal değil mi? Aşağıda bel fıtığına sebep olan bazı nedenleri sıraladım; hemen hemen bu hastalığın %90 nedeni yanlış yaşam tarzı:

  • uzun süreli oturma veya kötü duruş
  • yaşlanma ile disklerin aşınması ve zayıflaması
  • aşırı kilo
  • ağır kaldırma, ani hareketler veya yaralanmalar
  • genetik faktörler

Biliyorum, hepinizin kafasından bu da soru mu, tabii ki MR ile konulur, geçiyor. Fakat yanılıyorsunuz; bel fıtığı tanısı muayene ile konulur. Ama eğer tanıdan emin değilsek, veya muayenede ameliyat gerektirecek durumlar varsa veya ağrı şiddetliyse ve hemen Algolojik işlem yapmak istersek mutlaka MR isteriz!

Hayır tabii ki, birçok bel fıtığı hastasına biz doktorlar hiçbir tedavi yapmasak bile kendiliğinden ağrıları geçebilir. Ağrısı fazla olanların da büyük çoğunluğunu ilaç tedavisi ve fizik tedavi gibi yöntemlerle kontrol altına almak mümkün. Ağrısı uzun süren veya çok şiddetli ve dayanılmaz olan hastaların büyük çoğunluğunu da ameliyatsız Algolojik işlemlerle kurtarabiliriz. Fakat ileri düzey sinir hasarı olan veya yapılan tüm tedavilere rağmen ağrısı geçmeyen hastalar ameliyat olmak zorunda kalabilirler.

Bel ve bacak ağrısı şikayetinizin herhangi bir aşamasında Algoloji uzmanına başvurabilirsiniz tabii ki. Algoloji uzmanları da diğer uzmanlar gibi bel fıtığı tanısını koyabilir, birincil tedavinizi düzenleyebilirler. Fakat en önemlisi ağrınız şiddetli ise ve ilaçlarla kontrol altına alınamıyorsa veya yapılan ilaç ve fizik tedavi yöntemlerine rağmen şikayetleriniz devam ediyor ve acil ameliyatlık durumunuz yoksa o zaman Algolojik işlemlerin yapılması için Algoloji uzmanına başvurmalısınız. Bu tedaviler ameliyattan önceki son basamak veya bir nevi köprüden önceki son çıkıştır.

  • epidural enjeksiyonlar
  • dorsal kok gangliyon pulsed RF
  • disk içi işlemler
  • adhezyonolizis

Tedaviler başlığından bu işlemler hakkında detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz fakat kabaca anlatmak gerekirse en çok tercih ettiğimiz yöntemler epidural enjeksiyonlar ve kısmen uzun süren veya tekrar eden ağrılarda dorsal kök gangliyon pulsed RF yöntemidir. Disk içi işlemler (ozon, lazer, plazma, RF, diskojel) yetersiz bilimsel kanıt ve disk enfeksiyonu riski nedeniyle son zamanlarda popülerliğini kaybetmekte ve sadece çok ender durumlarda önerilmektedir. Adhezyonolizis ise genellikle daha önce ameliyat olmuş veya teknik olarak foraminal darlık nedeni ile omurga yan taraflarından omurgaya ulaşım yoksa tercih edilir.

Hastalığın tanısı, şiddeti ve hastanın durumu gibi birçok faktör tedavi başarısını etkiler. Bel fıtığına bağlı ağrılarda genel olarak fayda görme olasılığı %70-80 civarındadır, yani 10 hastaya yapıldığı zaman 7-8 hasta fayda görürken 2-3 hastada başarısız olur. Bazen aralıklarla tekrarlanması veya başka bir Algolojik yöntemden yana tercih kullanılması gerekebilir.

Bel fıtıklarının en büyük oluşturdukları sorun zaten ağrı değil midir? Bu ağrıya bağlı hareketimiz kısıtlanır, çalışmamız zorlaşır ve artık hayattan zevk alamayız. Dolayısıyla çoğu zaman ağrıyı çözmemiz hastalığı iyileştirmemiz anlamına gelir. Kilomuzu korumamız, fazla kilolardan kurtulmamız, dikkatli yaşamamız ve egzersiz yapmamız halinde bu tedavinin sağladığı iyilik hali birçok hastada yıllarca devam edebilir. Ayrıca çok ciddi ve büyük ölçekli çalışmalar bel fıtığı nedeniyle ameliyat olan ve olmayan hastalar arasında uzun vadede bir fark olmadığını gösteriyor. Bu bilgiler doğrultusunda ameliyata karar vermeden mutlaka bu tarz tedavilerin denenmesini öneriyoruz.

Bu işlemler çoğunlukla tek seferlik tedavi şeklinde uygulanır, fakat sık olmasa da ağrının geri gelmesi durumunda işlemin tekrarı veya farklı bir Algolojik işlemin yapılmasını önerebiliriz.

Bu işlemleri popüler yapan zaten yan etki olasılıklarının cerrahiyle kıyasla oldukça düşük olmasıdır, yani kar zarar oranı yüksek tedavilerdir. Fakat çok nadir de olsa ciddi yan etkilere sebep olabilirler. Detaylı bilgi için tedaviler kısmındaki yazılarımı inceleyebilirsiniz. Unutmayalım her işin doğru ve güvenli bir şekilde yapılması için en önemli kriter işi yapanın eğitimli ve tecrübeli olmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nde bir hekim, Algoloji uzmanlık eğitiminden geçerek bu işlemler için gerekli eğitim ve tecrübe düzeyine ulaşabilmektedir.

Daha önce anlattığım gibi diskin dış tabakasının yırtılması sonucu dışarıya dökülen jelatinimsi madde komşuluğundan geçen sinir köküne baskı yaparak ağrıya sebep olur. Fakat eğer bu baskı çok şiddetliyse bu sinirin diğer işlevlerini de bozarak kas güçsüzlüğü, idrar ve büyük abdest tutmada zorluk gibi şikayetlere sebep olabilir. Bu düzeyde baskı devam ederse bu işlev bozukluğu kalıcı hale gelir ve artık ameliyat olsanız bile düzelmez. Bu yüzden bu şikayetlerin gelişmesi durumunda mutlaka ve acilen ameliyat olmalısınız:

  • bacakta ve ayakta ilerleyici kas güçsüzlüğü
  • gaita (büyük abdest) kaçırma
  • idrar kaçırma
  • genital bölge ve bacak arasında hissizlik

Yine bu durumlar yoksa da yapılan tüm ilaç, fizik tedavi ve Algolojik işlemlere rağmen yeterli ve uzun süreli iyilik hali sağlanmaz ve ağrı hayat kalitenizi bozmaya devam ederse yine de ameliyat olmak zorunda kalabilirsiniz.

Tedavilerimiz

Bel Fıtığı Ağrısı Nedir?

3 aşağı 5 yukarı hemen hemen herkesin eşinin, dostunun veya akrabasının birinin bel fıtığı olduğunu biliyor, ve çoğumuz da bel fıtığının ne olduğunu biliyoruz. Ama yine de bilmeyenlere anlatayım; bel bölgesinde bulunan iki omurga arasında yastıkçık ve amortisör görevi yapan diskler var. Bunların hasar görmesi veya dış tabakasının yırtılması sonucu, diskin içinde yer alan jelatinimsi doku dışarı dökülür ve komşuluğundan geçen sinir köklerine baskı yaparak bel ve bacaklarda ağrı, uyuşma, güç kaybı veya elektriklenme gibi şikayetlere sebep olur.

On binlerce ve yüz binlerce yıl önce insanoğlunun avcı ve toplayıcı olduğu zamanlarda bu kadar bel fıtığı hastalığı var mıydı merak ediyorum! Çünkü bulursak yer, bulamazsak yemezdik. Yiyecek bulmak zorunda olduğumuz için devamlı hareket halindeydik. Yani kilomuz yoktu, kaslarımız güçlüydü, bir de beton yoktu, ağır inşaat işi, sanayi yoktu. Yüz binlerce yıl bu yönde evrimleşmiş ve tasarlanmış bir vücudu 100-200 yıl gibi kısa bir sürede tamamen alışkın olmadığı bir hayat biçimine mahkum ettik. Sürekli yiyoruz, sürekli oturuyoruz, ağır sanayi veya inşaat işlerinde ağır işler yapıyoruz ve üstüne üstlük çok uzun yaşıyoruz. Sizce bel fıtığı olmamız çok normal değil mi? Aşağıda bel fıtığına sebep olan bazı nedenleri sıraladım; hemen hemen bu hastalığın %90 nedeni yanlış yaşam tarzı:

  • uzun süreli oturma veya kötü duruş
  • yaşlanma ile disklerin aşınması ve zayıflaması
  • aşırı kilo
  • ağır kaldırma, ani hareketler veya yaralanmalar
  • genetik faktörler

Biliyorum, hepinizin kafasından bu da soru mu, tabii ki MR ile konulur, geçiyor. Fakat yanılıyorsunuz; bel fıtığı tanısı muayene ile konulur. Ama eğer tanıdan emin değilsek, veya muayenede ameliyat gerektirecek durumlar varsa veya ağrı şiddetliyse ve hemen Algolojik işlem yapmak istersek mutlaka MR isteriz!

Hayır tabii ki, birçok bel fıtığı hastasına biz doktorlar hiçbir tedavi yapmasak bile kendiliğinden ağrıları geçebilir. Ağrısı fazla olanların da büyük çoğunluğunu ilaç tedavisi ve fizik tedavi gibi yöntemlerle kontrol altına almak mümkün. Ağrısı uzun süren veya çok şiddetli ve dayanılmaz olan hastaların büyük çoğunluğunu da ameliyatsız Algolojik işlemlerle kurtarabiliriz. Fakat ileri düzey sinir hasarı olan veya yapılan tüm tedavilere rağmen ağrısı geçmeyen hastalar ameliyat olmak zorunda kalabilirler.

Bel ve bacak ağrısı şikayetinizin herhangi bir aşamasında Algoloji uzmanına başvurabilirsiniz tabii ki. Algoloji uzmanları da diğer uzmanlar gibi bel fıtığı tanısını koyabilir, birincil tedavinizi düzenleyebilirler. Fakat en önemlisi ağrınız şiddetli ise ve ilaçlarla kontrol altına alınamıyorsa veya yapılan ilaç ve fizik tedavi yöntemlerine rağmen şikayetleriniz devam ediyor ve acil ameliyatlık durumunuz yoksa o zaman Algolojik işlemlerin yapılması için Algoloji uzmanına başvurmalısınız. Bu tedaviler ameliyattan önceki son basamak veya bir nevi köprüden önceki son çıkıştır.

  • epidural enjeksiyonlar
  • dorsal kok gangliyon pulsed RF
  • disk içi işlemler
  • adhezyonolizis

Tedaviler başlığından bu işlemler hakkında detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz fakat kabaca anlatmak gerekirse en çok tercih ettiğimiz yöntemler epidural enjeksiyonlar ve kısmen uzun süren veya tekrar eden ağrılarda dorsal kök gangliyon pulsed RF yöntemidir. Disk içi işlemler (ozon, lazer, plazma, RF, diskojel) yetersiz bilimsel kanıt ve disk enfeksiyonu riski nedeniyle son zamanlarda popülerliğini kaybetmekte ve sadece çok ender durumlarda önerilmektedir. Adhezyonolizis ise genellikle daha önce ameliyat olmuş veya teknik olarak foraminal darlık nedeni ile omurga yan taraflarından omurgaya ulaşım yoksa tercih edilir.

Hastalığın tanısı, şiddeti ve hastanın durumu gibi birçok faktör tedavi başarısını etkiler. Bel fıtığına bağlı ağrılarda genel olarak fayda görme olasılığı %70-80 civarındadır, yani 10 hastaya yapıldığı zaman 7-8 hasta fayda görürken 2-3 hastada başarısız olur. Bazen aralıklarla tekrarlanması veya başka bir Algolojik yöntemden yana tercih kullanılması gerekebilir.

Bel fıtıklarının en büyük oluşturdukları sorun zaten ağrı değil midir? Bu ağrıya bağlı hareketimiz kısıtlanır, çalışmamız zorlaşır ve artık hayattan zevk alamayız. Dolayısıyla çoğu zaman ağrıyı çözmemiz hastalığı iyileştirmemiz anlamına gelir. Kilomuzu korumamız, fazla kilolardan kurtulmamız, dikkatli yaşamamız ve egzersiz yapmamız halinde bu tedavinin sağladığı iyilik hali birçok hastada yıllarca devam edebilir. Ayrıca çok ciddi ve büyük ölçekli çalışmalar bel fıtığı nedeniyle ameliyat olan ve olmayan hastalar arasında uzun vadede bir fark olmadığını gösteriyor. Bu bilgiler doğrultusunda ameliyata karar vermeden mutlaka bu tarz tedavilerin denenmesini öneriyoruz.

Bu işlemler çoğunlukla tek seferlik tedavi şeklinde uygulanır, fakat sık olmasa da ağrının geri gelmesi durumunda işlemin tekrarı veya farklı bir Algolojik işlemin yapılmasını önerebiliriz.

Bu işlemleri popüler yapan zaten yan etki olasılıklarının cerrahiyle kıyasla oldukça düşük olmasıdır, yani kar zarar oranı yüksek tedavilerdir. Fakat çok nadir de olsa ciddi yan etkilere sebep olabilirler. Detaylı bilgi için tedaviler kısmındaki yazılarımı inceleyebilirsiniz. Unutmayalım her işin doğru ve güvenli bir şekilde yapılması için en önemli kriter işi yapanın eğitimli ve tecrübeli olmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nde bir hekim, Algoloji uzmanlık eğitiminden geçerek bu işlemler için gerekli eğitim ve tecrübe düzeyine ulaşabilmektedir.

Daha önce anlattığım gibi diskin dış tabakasının yırtılması sonucu dışarıya dökülen jelatinimsi madde komşuluğundan geçen sinir köküne baskı yaparak ağrıya sebep olur. Fakat eğer bu baskı çok şiddetliyse bu sinirin diğer işlevlerini de bozarak kas güçsüzlüğü, idrar ve büyük abdest tutmada zorluk gibi şikayetlere sebep olabilir. Bu düzeyde baskı devam ederse bu işlev bozukluğu kalıcı hale gelir ve artık ameliyat olsanız bile düzelmez. Bu yüzden bu şikayetlerin gelişmesi durumunda mutlaka ve acilen ameliyat olmalısınız:

  • bacakta ve ayakta ilerleyici kas güçsüzlüğü
  • gaita (büyük abdest) kaçırma
  • idrar kaçırma
  • genital bölge ve bacak arasında hissizlik

Yine bu durumlar yoksa da yapılan tüm ilaç, fizik tedavi ve Algolojik işlemlere rağmen yeterli ve uzun süreli iyilik hali sağlanmaz ve ağrı hayat kalitenizi bozmaya devam ederse yine de ameliyat olmak zorunda kalabilirsiniz.

1. Randevu Alın

Zakkum Algoloji'ye adım atmak için ilk yapmanız gereken şey randevu almak. Buraya tıklayarak kolayca randevu alabilirsiniz.

2. Muayene ve Tanı

Randevu gününüz geldiğinde, alanında uzman doktorlarımızla yapacağınız detaylı muayene ve gerekli tetkikler sonucunda, size özel bir tedavi planı oluşturulacaktır.

3. Başarılı Tedavi

Size özel hazırlanan tedavi planı doğrultusunda, modern teknoloji ve uzman hekimlerimizin deneyimiyle başarılı bir tedavi sürecine başlayacaksınız.