Kanser Ağrısı

Ağrılı Hastalıklar

Kanser Ağrısı Nedir?

Kanser hastalarının maalesef büyük bir kısmı, hastalığın kendisi veya tedavisi nedeniyle ağrı yaşar ve bu ağrı hastalığın evresi, türü ve tedavi şekline bağlı olarak değişir. Bu ağrı, hastanın sadece yaşam kalitesini düşürmekle kalmayıp birçok hasta tarafından hastalıklarının kötüye gittiği olarak algılanır ve onların hastalığa karşı mücadele isteği ve gücünü azaltır.

  • Tümörün Kendisi: Tümörlerin büyüyerek sinirleri, kemikleri veya organları sıkıştırması sonucunda ağrı oluşabilir.
  • Tedavi Yöntemleri: Kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi gibi tedavi yöntemleri yan etkiler nedeniyle ağrıya yol açabilir.
  • Psikososyal Faktörler: Kanser hastalığın tanısı ve tedavi süreci ile ilgili yaşadıkları korku ve belirsizlikler, bu hastaları ciddi anlamda strese, anksiyeteye ve depresyona sokarak ağrı algılarını artırabilir.
  • Diğer Faktörler: Enfeksiyonlar, iltihaplanmalar veya kanserin yol açtığı diğer komplikasyonlar da ağrıya neden olabilir.

Kanser tanısı almış bir hastanın tanı sonrası duyduğu tüm ağrılar, aksi ispatlanana kadar kanser ağrısı olarak değerlendirilir. Bu yüzden, kanser tanısı bulunan bir hastada yeni başlangıçlı bir ağrının mutlaka üstüne gidilmesi ve kanserle bağlantılı olup olmadığını anlamak için gerekli tüm tetkiklerin yapılması gerekmektedir.

  • Nöropatik Ağrı: Sinir hasarından kaynaklanan ağrı türüdür. Yanma, karıncalanma veya keskin bir ağrı olarak hissedilebilir.
  • Somatik Ağrı: Kemik veya yumuşak dokuların zarar görmesiyle ortaya çıkan ağrıdır. Genellikle lokalize ve sürekli bir ağrı olarak tanımlanır.
  • Visseral Ağrı: İç organlardan kaynaklanan ağrıdır. Daha yaygın, derin ve sıkışma şeklinde hissedilir.
  • Psikosomatik Ağrı: Psikolojik stres, anksiyete, depresyon gibi duygusal durumların fiziksel ağrı olarak ortaya çıkmasıyla karakterizedir.

Yapılan çalışmalar, kanser hastalarının tedavi kadrosuna Algoloji uzmanlarının dahil olmasıyla hastaların ağrı kontrol oranlarının %40'lardan %80-90'lara yükseldiğini gösteriyor. Aslında, kanser tanısı konulur konulmaz onkolojik takiplerin yanı sıra hastanın hemen bir Algoloji uzmanı takibine girmesini öneriyoruz. Maalesef, kanser hastaları ağrılarının artmasını hastalıklarının ilerlemesiyle bir tutup hastalığa karşı mücadele isteği ve umudunu kaybedebilirler. Bazı çalışmalar, iyi bir ağrı kontrolünün kanser hastalarının yaşam süresini artırabileceğini göstermektedir.

Kanser ağrısı tedavisi de birçok hastalığın tedavisi gibi adım adım ve kişiye özel olmalıdır. Birinci basamak tedavi genellikle ilaç tedavisidir ve bu durum ana hastalığa, ağrının şiddetine ve hastanın genel durumuna göre değişmektedir. Hastanın ağrısını etkileyen şimdiki durumu ve gelecekteki durumu, aldığı diğer tedaviler ve ağrı kesici ilaçların yan etkileri göz önünde bulundurularak ilaç seçimleri büyük ustalık ve dikkat gerektirir. Kullanılan bazı ilaç grupları şunlardır:

  • Ağrı Kesiciler: Paracetamol ve antienflamatuvar ağrı kesiciler, hafif ila orta şiddette ağrıların kontrolünde kullanılabilir.
  • Opioidler: Morfin türevi ağrı kesiciler şiddetli veya basit ağrı kesicilerin işe yaramadığı veya kullanılamadığı durumlarda kullanılır. Morfin türevi ağrı kesiciler zayıf, orta ve güçlü olarak sınıflandırılır ve hastadan hastaya göre kullanımları farklıdır.
  • Adjuvan (Yardımcı) İlaçlar: Antidepresanlar ve antiepileptik ilaçlar nöropatik ağrı tedavisinde, kemik erimesinde kullanılan ilaçlar ve kortizon kemik ağrılarının kontrolünde kullanılabilirler.

İyi haber şu ki, iyi seçilmiş bir ilaç tedavisi programı ile hastaların %90'ının ağrısını kontrol altına alabiliyoruz. Fakat ilaçlarla kontrol altına alınamayan veya yan etkileri nedeniyle ilaçların kullanılamadığı durumlarda algolojik işlemler ağrı kontrolü için gerekli olacaktır.

  • Sinir Blokajları
  • Gangliyon Blokajları
  • Nörolitik Bloklar
  • Ağrı liflerinin RF Termokoagülasyonu
  • Kas Ağrıları İçin Alan Blokları
  • Epidural veya İntratekal Port Uygulamaları
  • Ağrı Pompası Uygulamaları

Tedaviler başlığından bu işlemler hakkında detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz. Kanserin ve ağrının yerine göre her hastaya özel tedavi planı oluşturulmalı ve bu yöntemler arasından gerekli olan seçilmelidir.

İğne giriş yerinde cilt enfeksiyonu, kanama bozukluğu, tüm vücudu etkileyen ciddi enfeksiyonlar varlığında yapılamaz. Fıtığa bağlı İlerleyici kas gücü kaybı, idrar ve gaita tutmada zorluk gibi durumlar gelişirse bu tedavi yardımcı olmaz ve acil cerrahi yöntemler tercih edilmelidir.

Hastalığın tanısı, ağrının şiddeti, hastanın genel durumu ve işlemin ağrı başlangıcından ne kadar süre sonra yapılması gibi birçok faktör tedavi başarısını etkiler. Bu işlemler ağrı kontrolünde oldukça başarılı ve uygun yöntemin seçilmesi durumunda büyük olasılıkla ağrıyı tedavi edecektir.

İşlemden işleme göre ve kanser türünden türüne göre değişmekle birlikte tek seferlik veya iki aşamalı olarak yapılmalarını önerebiliriz.

Bu işlemleri popüler yapan, yan etki olasılıklarının cerrahiyle kıyasla oldukça düşük olmasıdır. Yani kar zarar oranı yüksek tedavilerdir, fakat çok nadir de olsa ciddi yan etkilere sebep olabilirler. Detaylı bilgi için tedaviler kısmındaki yazılarımı inceleyebilirsiniz. Unutmayalım, her işin doğru ve güvenli bir şekilde yapılması için en önemli kriter işi yapanın eğitimli ve tecrübeli olmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nde bir hekim, algoloji uzmanlık eğitiminden geçerek bu işlemler için gerekli eğitim ve tecrübe düzeyine ulaşabilmektedir.

Bazı durumlarda radyoterapi, tümörlerin küçülmesine ve sinirler üzerindeki baskının azalmasına yardımcı olarak ağrıyı hafifletebilir. Fizik tedavi, kasların güçlendirilmesine, hareketliliğin artırılmasına ve ağrının azalmasına yardımcı olabilir. Kanser ağrısı, psikolojik faktörlerden de etkilenebilir. Psikoterapi, bilişsel davranışçı terapi ve destek grupları, hastaların ağrı ile başa çıkma becerilerini artırabilir.

Tedavilerimiz

Kanser Ağrısı Nedir?

Kanser hastalarının maalesef büyük bir kısmı, hastalığın kendisi veya tedavisi nedeniyle ağrı yaşar ve bu ağrı hastalığın evresi, türü ve tedavi şekline bağlı olarak değişir. Bu ağrı, hastanın sadece yaşam kalitesini düşürmekle kalmayıp birçok hasta tarafından hastalıklarının kötüye gittiği olarak algılanır ve onların hastalığa karşı mücadele isteği ve gücünü azaltır.

  • Tümörün Kendisi: Tümörlerin büyüyerek sinirleri, kemikleri veya organları sıkıştırması sonucunda ağrı oluşabilir.
  • Tedavi Yöntemleri: Kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi gibi tedavi yöntemleri yan etkiler nedeniyle ağrıya yol açabilir.
  • Psikososyal Faktörler: Kanser hastalığın tanısı ve tedavi süreci ile ilgili yaşadıkları korku ve belirsizlikler, bu hastaları ciddi anlamda strese, anksiyeteye ve depresyona sokarak ağrı algılarını artırabilir.
  • Diğer Faktörler: Enfeksiyonlar, iltihaplanmalar veya kanserin yol açtığı diğer komplikasyonlar da ağrıya neden olabilir.

Kanser tanısı almış bir hastanın tanı sonrası duyduğu tüm ağrılar, aksi ispatlanana kadar kanser ağrısı olarak değerlendirilir. Bu yüzden, kanser tanısı bulunan bir hastada yeni başlangıçlı bir ağrının mutlaka üstüne gidilmesi ve kanserle bağlantılı olup olmadığını anlamak için gerekli tüm tetkiklerin yapılması gerekmektedir.

  • Nöropatik Ağrı: Sinir hasarından kaynaklanan ağrı türüdür. Yanma, karıncalanma veya keskin bir ağrı olarak hissedilebilir.
  • Somatik Ağrı: Kemik veya yumuşak dokuların zarar görmesiyle ortaya çıkan ağrıdır. Genellikle lokalize ve sürekli bir ağrı olarak tanımlanır.
  • Visseral Ağrı: İç organlardan kaynaklanan ağrıdır. Daha yaygın, derin ve sıkışma şeklinde hissedilir.
  • Psikosomatik Ağrı: Psikolojik stres, anksiyete, depresyon gibi duygusal durumların fiziksel ağrı olarak ortaya çıkmasıyla karakterizedir.

Yapılan çalışmalar, kanser hastalarının tedavi kadrosuna Algoloji uzmanlarının dahil olmasıyla hastaların ağrı kontrol oranlarının %40'lardan %80-90'lara yükseldiğini gösteriyor. Aslında, kanser tanısı konulur konulmaz onkolojik takiplerin yanı sıra hastanın hemen bir Algoloji uzmanı takibine girmesini öneriyoruz. Maalesef, kanser hastaları ağrılarının artmasını hastalıklarının ilerlemesiyle bir tutup hastalığa karşı mücadele isteği ve umudunu kaybedebilirler. Bazı çalışmalar, iyi bir ağrı kontrolünün kanser hastalarının yaşam süresini artırabileceğini göstermektedir.

Kanser ağrısı tedavisi de birçok hastalığın tedavisi gibi adım adım ve kişiye özel olmalıdır. Birinci basamak tedavi genellikle ilaç tedavisidir ve bu durum ana hastalığa, ağrının şiddetine ve hastanın genel durumuna göre değişmektedir. Hastanın ağrısını etkileyen şimdiki durumu ve gelecekteki durumu, aldığı diğer tedaviler ve ağrı kesici ilaçların yan etkileri göz önünde bulundurularak ilaç seçimleri büyük ustalık ve dikkat gerektirir. Kullanılan bazı ilaç grupları şunlardır:

  • Ağrı Kesiciler: Paracetamol ve antienflamatuvar ağrı kesiciler, hafif ila orta şiddette ağrıların kontrolünde kullanılabilir.
  • Opioidler: Morfin türevi ağrı kesiciler şiddetli veya basit ağrı kesicilerin işe yaramadığı veya kullanılamadığı durumlarda kullanılır. Morfin türevi ağrı kesiciler zayıf, orta ve güçlü olarak sınıflandırılır ve hastadan hastaya göre kullanımları farklıdır.
  • Adjuvan (Yardımcı) İlaçlar: Antidepresanlar ve antiepileptik ilaçlar nöropatik ağrı tedavisinde, kemik erimesinde kullanılan ilaçlar ve kortizon kemik ağrılarının kontrolünde kullanılabilirler.

İyi haber şu ki, iyi seçilmiş bir ilaç tedavisi programı ile hastaların %90'ının ağrısını kontrol altına alabiliyoruz. Fakat ilaçlarla kontrol altına alınamayan veya yan etkileri nedeniyle ilaçların kullanılamadığı durumlarda algolojik işlemler ağrı kontrolü için gerekli olacaktır.

  • Sinir Blokajları
  • Gangliyon Blokajları
  • Nörolitik Bloklar
  • Ağrı liflerinin RF Termokoagülasyonu
  • Kas Ağrıları İçin Alan Blokları
  • Epidural veya İntratekal Port Uygulamaları
  • Ağrı Pompası Uygulamaları

Tedaviler başlığından bu işlemler hakkında detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz. Kanserin ve ağrının yerine göre her hastaya özel tedavi planı oluşturulmalı ve bu yöntemler arasından gerekli olan seçilmelidir.

Hastalığın tanısı, ağrının şiddeti, hastanın genel durumu ve işlemin ağrı başlangıcından ne kadar süre sonra yapılması gibi birçok faktör tedavi başarısını etkiler. Bu işlemler ağrı kontrolünde oldukça başarılı ve uygun yöntemin seçilmesi durumunda büyük olasılıkla ağrıyı tedavi edecektir.

İşlemden işleme göre ve kanser türünden türüne göre değişmekle birlikte tek seferlik veya iki aşamalı olarak yapılmalarını önerebiliriz.

Bu işlemleri popüler yapan, yan etki olasılıklarının cerrahiyle kıyasla oldukça düşük olmasıdır. Yani kar zarar oranı yüksek tedavilerdir, fakat çok nadir de olsa ciddi yan etkilere sebep olabilirler. Detaylı bilgi için tedaviler kısmındaki yazılarımı inceleyebilirsiniz. Unutmayalım, her işin doğru ve güvenli bir şekilde yapılması için en önemli kriter işi yapanın eğitimli ve tecrübeli olmasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nde bir hekim, algoloji uzmanlık eğitiminden geçerek bu işlemler için gerekli eğitim ve tecrübe düzeyine ulaşabilmektedir.

Bazı durumlarda radyoterapi, tümörlerin küçülmesine ve sinirler üzerindeki baskının azalmasına yardımcı olarak ağrıyı hafifletebilir. Fizik tedavi, kasların güçlendirilmesine, hareketliliğin artırılmasına ve ağrının azalmasına yardımcı olabilir. Kanser ağrısı, psikolojik faktörlerden de etkilenebilir. Psikoterapi, bilişsel davranışçı terapi ve destek grupları, hastaların ağrı ile başa çıkma becerilerini artırabilir.

1. Randevu Alın

Zakkum Algoloji'ye adım atmak için ilk yapmanız gereken şey randevu almak. Buraya tıklayarak kolayca randevu alabilirsiniz.

2. Muayene ve Tanı

Randevu gününüz geldiğinde, alanında uzman doktorlarımızla yapacağınız detaylı muayene ve gerekli tetkikler sonucunda, size özel bir tedavi planı oluşturulacaktır.

3. Başarılı Tedavi

Size özel hazırlanan tedavi planı doğrultusunda, modern teknoloji ve uzman hekimlerimizin deneyimiyle başarılı bir tedavi sürecine başlayacaksınız.